Kalabalik bir arkadas grubuyla gecirdigimiz bir haftalik tatil sonrasi Ece bicir bicir konusmaya basladi. Bu daha onceki tatillerde de dikkatimi cekmisti. Evde de hem bakicisi, hem biz Ece'yle cok konusuyoruz ama farkli insanlardan farkli cumleler, kelimeler duymak cok daha etkili oluyor. Bicir bicir konusuyor artik, uzun cumleler, sorular, vs. Isteklerinin farkina vardi ve bunu surekli dile getiriyor.
Sut istemedim
Yogurt istemedim
Uyumak istedim biraz
Alp istedim biraz (Alp bir arkadasimizin 3 yasindaki oglu)
Bir suredir herseyi kendisi yapmak istiyordu. Kendim, kendim ... Ben de bunu firsat bilip bir gun dedim ki "yataginda kendin uyuyabilirsin, kucagimda uyumana gerek yok". Aklina yatti sanirim. O gunden beri giyinme, dis fircalama, sohbet fasli sonrasi emzirdikten sonra uyanikken yatagina birakip, opup, iyi geceler deyip cikiyorum odadan, o da uyuyor (cogunlukla) ve de gece sadece sabaha karsi 1 kez uyaniyor. Ruya gibi :)
Boyle olunca emmeler de azaldi, sabah uyandiginda bile cok ilgili degil emmeye. Acaba kendiliginden birakip, beni emmeyi biraktirma yukunden kurtaracak mi? 2 yas civari birakacaktik zaten, boyle giderse daha erken bile olabilir.
Bu arada tatile cikmadan bir gun once oksuruk baslamisti. Once gecer gibi oldu sonra tekrar basladi, bu sefer atesle birlikte. Gecen persembe doktora goturduk, gogsunu dinlerken ses duydu. Enfeksiyon baslangici varmis, boylece ilk antibiyotigini kullanmis oldu Ece. Cuma tekrar gidecegiz doktora, umarim kalmamistir bir sey.
Doktorumuz tatildeydi, o nedenle baska doktora gitmek zorunda kaldik. Bizim doktorumuz biraz sert, Ece'nin aglamasina aldirmadan yapar muayenesini, ama eli de cabuktur biter hemen. Gittigimiz doktor Ece'nin eline oyuncak verdi, oynadi. Burnuna uzun bir cubuk soktugu an disinda Ece hic aglamadi. Boyle de olabiliyormus demek ki.
8 Ocak 2013 Salı
5 Aralık 2012 Çarşamba
Persi
Bir suredir cumlelere ve isim tamlamalarina gecti.
Ipad nerdesin?
ilk cumlesiydi :) Bir sure Ipad'i cikartmadim ortaya, kayboldu, bulamiyorum bahanesiyle. Sonuc bu oldu :)
Annenin saci, Ece'nin kulagi gibi bir suru isim tamlamalari mevcut.
Soru eki olayini da cozmus gibi.
ister misin? - iste
gelir misin? - geli
vereyim mi? - vereyim
sonuncusu biraz zorladi kuzucugu :)
Bir iki hafta once doga tarihi muzesine gittik, hayran oldu iceride gordugu hayvanlara. Oradan dagarcigina giren kelimeler gergedan ve hipopotam oldu.
Bir suredir tesekkurler kelimesini ogretmeye calisiyordum, zor geliyor, israrla soylemiyordu. Ben de dusundum, zaten Isvicre'nin fransizca konusulan bolgesinde yasiyoruz, tesekkurler yerine mersi dese de olabilir, hem cok daha kolay :) Onu hemen kapti, ama kucucuk bir farkla:
Persi
25 Ekim 2012 Perşembe
Oyunoyniya
Su siralar Ece'nin en favori kelimesi (cumlesi de denebilir ama sanirim birlesik bir kelime olarak kullaniyor), oyun oynayalim anlaminda :). Ilk basta oyunoyna diyordu, son zamanda degistirdi. Bu aralar kelimelerin sonuna cesitli ekler koyarak varyasyonlar yapiyor.
Aksam eve geldigimde mutfakta yemekle ilgilenirken yanima geliyor, bir yandan bacagimdan cekistirip bir yandan da oyunoyniya, oyunoyniya diyor.
Sabah ise giderken gitmemi istemiyor, oyunoyniya, oyunoyniya diye israr ediyor.
Sabahlari evden cikarken icim eziliyor bu aralar. O kadar belli ki gitmemi istemedigi. Sariliyor, opuyor, her turlu sirinligi yapiyor. Sonucta cok olay olmuyor, bir aglama krizine girmeden ikna edip cikmayi basariyorum her sabah ama ben kendimi ikna edemiyorum sanirim :(
Bakiciyla arasi iyi, beraber guzel zaman geciriyorlar. Bakici onu seviyor, Ece bakicisini seviyor, ama yine de benim aklim evde Ece'nin yaninda kaliyor.
Haftada iki gun evden calisiyorum ama son donemde pek calistirmiyor beni. Calisma odasinin kapisinin onune gelip vuruyor, sesleniyor, olmadi agliyor. Ben de bir yere kadar dayanabiliyorum disari cikmadan.
Ayrilik kaygisi tavan yapmis durumda, yan odaya gidemiyorum. Gorus alaninda olmam gerekiyor mutlaka.
Buyudukce azaliyordu hani?
Aksam eve geldigimde mutfakta yemekle ilgilenirken yanima geliyor, bir yandan bacagimdan cekistirip bir yandan da oyunoyniya, oyunoyniya diyor.
Sabah ise giderken gitmemi istemiyor, oyunoyniya, oyunoyniya diye israr ediyor.
Sabahlari evden cikarken icim eziliyor bu aralar. O kadar belli ki gitmemi istemedigi. Sariliyor, opuyor, her turlu sirinligi yapiyor. Sonucta cok olay olmuyor, bir aglama krizine girmeden ikna edip cikmayi basariyorum her sabah ama ben kendimi ikna edemiyorum sanirim :(
Bakiciyla arasi iyi, beraber guzel zaman geciriyorlar. Bakici onu seviyor, Ece bakicisini seviyor, ama yine de benim aklim evde Ece'nin yaninda kaliyor.
Haftada iki gun evden calisiyorum ama son donemde pek calistirmiyor beni. Calisma odasinin kapisinin onune gelip vuruyor, sesleniyor, olmadi agliyor. Ben de bir yere kadar dayanabiliyorum disari cikmadan.
Ayrilik kaygisi tavan yapmis durumda, yan odaya gidemiyorum. Gorus alaninda olmam gerekiyor mutlaka.
Buyudukce azaliyordu hani?
3 Ekim 2012 Çarşamba
yeni kelimeler ve k
Ece k yerine ça diyor :)
Şoyle ki:
şapça (şapka)
çapça (kitap)
çamne (kalem)
ça (kalk)
abça (ayakkabı)
Not: Daha önceki posta yazdıgım kelimelerin k'leri sessizmiş meğer :)
Şoyle ki:
şapça (şapka)
çapça (kitap)
çamne (kalem)
ça (kalk)
abça (ayakkabı)
Not: Daha önceki posta yazdıgım kelimelerin k'leri sessizmiş meğer :)
23 Eylül 2012 Pazar
Sen
Ece'yle konusmalarimizda sen kelimesini cok kullaniyoruz. Sen yap, sen ye, senin, vs.
O da artik kendinden bahsederken sen diyor :)
Farkinda olmadan bir kavram kargasasi yaratmisiz.
Zor tabi ben ve sen arasindaki farki anlamasi.
Simdi konusurken onun agzindan konusmaya calisiyoruz. Yardimci olur belki anlamasina diye :)
Cok sevimli oluyor konusurken :) Dinlemeye doyamiyorum. Istedigi bir sey icin ust uste bir kac kez "ver" demesi, sabah uyanip yanimiza geldiginde ilk soyledigi seylerden birinin "aypadci (ipadi)" olmasi, ondan surekli kacan Bilbo'ya eliyle beraber "gel gel gel" demesi, her gun yeni bir kac kelime soylemesi, cook tatli.
17 aylik oldu gecen cuma. 1 hafta once tek uykuya gecis yaptik. Tek uykuyla beraber yemek duzenini degistirdim birazcik. Uykusunu erkene cekip, ogle yemegini uyku sonrasina aktardim, 8:30'da kahvalti, 10:30'da sut ve meyve, 11:00 - 11:30 gibi uyku. 13:30 - 14:00'da ogle yemegi, 18:30'da aksam yemegi yiyor. Bu sekilde olunca da ogle yemegi ile aksam yemegi arasinda cok zaman oldu. Bakalim...
Cok sevimli oluyor konusurken :) Dinlemeye doyamiyorum. Istedigi bir sey icin ust uste bir kac kez "ver" demesi, sabah uyanip yanimiza geldiginde ilk soyledigi seylerden birinin "aypadci (ipadi)" olmasi, ondan surekli kacan Bilbo'ya eliyle beraber "gel gel gel" demesi, her gun yeni bir kac kelime soylemesi, cook tatli.
17 aylik oldu gecen cuma. 1 hafta once tek uykuya gecis yaptik. Tek uykuyla beraber yemek duzenini degistirdim birazcik. Uykusunu erkene cekip, ogle yemegini uyku sonrasina aktardim, 8:30'da kahvalti, 10:30'da sut ve meyve, 11:00 - 11:30 gibi uyku. 13:30 - 14:00'da ogle yemegi, 18:30'da aksam yemegi yiyor. Bu sekilde olunca da ogle yemegi ile aksam yemegi arasinda cok zaman oldu. Bakalim...
10 Eylül 2012 Pazartesi
Ece'ce
Iki hafta icinde soyledigi kelime sayisi inanilmaz artti. Neredeyse konusuyor. Kullandigi kelimeleri unutmadan yazmam lazim.
Anne
Baba
Ece
Nono (bakicisi nurten hanim)
Bada (buyukbaba)
Dede
Annen (anneanne)
Manne (babaanne)
Amna (amca)
Dayi
Bilbo
Abka (ayakkabi)
Saç
Ayak
Badak (bacak)
Eli (el)
Burun
Agiz
Dil
Popo
Menim (benim)
Meni ( gemi)
Taator (traktor)
Aaba (araba)
Bisi (bisiklet)
Otur
Asagi
Ini ( in-indir)
Bini (bin-bindir)
Giydi (giydir)
Ver
Açi (aç - kemer icin, ozellikle araba koltugunda)
Doydu (doydum)
Emne (ekmek)
Muu (muz)
Patak (pirinc patlagi)
Suu (su)
Etikit (etiket)
Aslan
Papan (papagan)
Hovhov (kopek)
At
Kedi
Ayicik
Aydede
Aype (ipad)
Bunu
Onu
Sunu
Top
Banyo
Bici bici
Uyu
Bay bay
Allah Allah
Hoppala
Amanin
Anne
Baba
Ece
Nono (bakicisi nurten hanim)
Bada (buyukbaba)
Dede
Annen (anneanne)
Manne (babaanne)
Amna (amca)
Dayi
Bilbo
Abka (ayakkabi)
Saç
Ayak
Badak (bacak)
Eli (el)
Burun
Agiz
Dil
Popo
Menim (benim)
Meni ( gemi)
Taator (traktor)
Aaba (araba)
Bisi (bisiklet)
Otur
Asagi
Ini ( in-indir)
Bini (bin-bindir)
Giydi (giydir)
Ver
Açi (aç - kemer icin, ozellikle araba koltugunda)
Doydu (doydum)
Emne (ekmek)
Muu (muz)
Patak (pirinc patlagi)
Suu (su)
Etikit (etiket)
Aslan
Papan (papagan)
Hovhov (kopek)
At
Kedi
Ayicik
Aydede
Aype (ipad)
Bunu
Onu
Sunu
Top
Banyo
Bici bici
Uyu
Bay bay
Allah Allah
Hoppala
Amanin
16 Ağustos 2012 Perşembe
tatil vol. 1
Bu sene kisa kisa 3 tatil yapacagiz. Ilki bitti bile. Gecen hafta annem, babam ve kardesim geldiler. Kardesimi en son tam 1 sene once gormustum. Cok ozlemisim. Hep beraber Antibes'e gittik. 4 gun kalip geri donduk.
Antibes Guney Fransa'da Nice yakininda sevimli bir yer. Denizi guzel, plajlari da kum. Ece'yi dogdugundan beri denize sokamamistik. Gecen sene Ekim'de Izmir'e gittigimizde serinlemisti hava En cok onun icin gittik bu tatile. Denize girsin, kumda oynasin diye...
Bir arkadasim 7 koltuklu arabasini aldik, dolustuk arabaya, ciktik yola. Yol normalde 6 saat suruyor. Ece'nin araba yolculuklari konusundaki ununu bilenler nasil oldu da cesaret ettiniz diyecektir :) Bir-iki ay kadar once 4 saatlik bir deneme yapmistik, idare etmisti yolda. Icimden bir ses her sey iyi olacak dedi :) Giderken 8 donuste ise 9 saatte vardik. Yolda epey durmamizin etkisi buyuk. Donus yolunda trafik vardi, ondan kurtulalim diye otoyoldan cikip Aix en Provance'a girdik, ogle yemegimizi orada yedik.
Hazirliklar tamamdi. Sevdigi iki muzikli oyuncagi saklamistim bir sure once, yolculukta tekrar ortaya cikarmak uzere. Yanima atistirmalik bir seyler aldim. Meyveler, pirinc patlaklari, kuru kayisilar... Pirinc patlaklari mucize gibiydi. Elinde onla butun yol pek mutlu oldu Ece. Durdugumuz yerlerde onun yiyecegi seyleri bulmak pek kolay olmadigindan benim de isime geldi. Yol boyunca meyve, kuru meyve ve pirinc patlagiyla beslendi, durdugumuz yerlerde de yogurt yedirdim. Giderken yanima evden bir gun onceden kalan tarhana corbasini almistim. Onu da yedi yolda, soguk yedi hem de :) Donuste de bol bol uyudu. Birazdan anlatacaklarim bu uykunun sebebini aciklayacaktir, zira tatil boyunca biraz az uyudu, yolda ve dondugumuzde kapatti arayi. Bu yolculukla beraber Ece ile araba yolculugu yapmanin her gecen gun kolaylastigini farketmis oldum. En onemli sebebi sanirim gazlarinin artik tamamen bitmis olmasi. O nasil bir gazdi oyle, 1 sene pesimizi birakmadi. Ancak duzluge cikiyoruz :) Bir de buyudu. Bir de ben kendisini cozdum (gibi) - ac kalmayacak, ver eline pirinc patlagini, tamamdir :).
Aksamlari bizimle takildi, yemegi genelde 8'de yedik. 10 - 11 arasi bayilip uyudu (normalde 7'de yer en gec 9'da uyur). Sabah uyanma saati ne yazik ki degismedi en gec 7'de ayaktaydik :( Ama gec uyumasinin etkisiyle gece sadece 1 kez uyandi. Gece bu kadar az uyuyunca gunduz hep iki uyku yapti, ama saatleri kaymis sekilde. Denize girdi, kumlarla oynamaya bayildi. Denizi sevdi gibi ama sabah girdigimiz zamanlarda su biraz soguk geldi. Ona bir simit almistim, onun icinde oturup etrafi izledi, bizle oynadi. Yuz ifadesi cok ciddiydi genelde denizdeyken. Kumda oynarken almaya kalktigimizda hic hoslanmadi.
Herkese sirinlikler cilveler yapti. Annenannesine "annane", buyukbabasina "bada" dedi. Dayisina bir sey demedi, hayran hayran bakti sadece. Keyfi cok yerindeydi, surekli konustu, bir seyler soyledi. Her tatilde biraz daha buyuyor gibi geliyor. Farkli seyler gormek, farkli kisilerle bir araya gelmek cok etkiliyor cocuklari sanirim.
Antibes Guney Fransa'da Nice yakininda sevimli bir yer. Denizi guzel, plajlari da kum. Ece'yi dogdugundan beri denize sokamamistik. Gecen sene Ekim'de Izmir'e gittigimizde serinlemisti hava En cok onun icin gittik bu tatile. Denize girsin, kumda oynasin diye...
Bir arkadasim 7 koltuklu arabasini aldik, dolustuk arabaya, ciktik yola. Yol normalde 6 saat suruyor. Ece'nin araba yolculuklari konusundaki ununu bilenler nasil oldu da cesaret ettiniz diyecektir :) Bir-iki ay kadar once 4 saatlik bir deneme yapmistik, idare etmisti yolda. Icimden bir ses her sey iyi olacak dedi :) Giderken 8 donuste ise 9 saatte vardik. Yolda epey durmamizin etkisi buyuk. Donus yolunda trafik vardi, ondan kurtulalim diye otoyoldan cikip Aix en Provance'a girdik, ogle yemegimizi orada yedik.
Hazirliklar tamamdi. Sevdigi iki muzikli oyuncagi saklamistim bir sure once, yolculukta tekrar ortaya cikarmak uzere. Yanima atistirmalik bir seyler aldim. Meyveler, pirinc patlaklari, kuru kayisilar... Pirinc patlaklari mucize gibiydi. Elinde onla butun yol pek mutlu oldu Ece. Durdugumuz yerlerde onun yiyecegi seyleri bulmak pek kolay olmadigindan benim de isime geldi. Yol boyunca meyve, kuru meyve ve pirinc patlagiyla beslendi, durdugumuz yerlerde de yogurt yedirdim. Giderken yanima evden bir gun onceden kalan tarhana corbasini almistim. Onu da yedi yolda, soguk yedi hem de :) Donuste de bol bol uyudu. Birazdan anlatacaklarim bu uykunun sebebini aciklayacaktir, zira tatil boyunca biraz az uyudu, yolda ve dondugumuzde kapatti arayi. Bu yolculukla beraber Ece ile araba yolculugu yapmanin her gecen gun kolaylastigini farketmis oldum. En onemli sebebi sanirim gazlarinin artik tamamen bitmis olmasi. O nasil bir gazdi oyle, 1 sene pesimizi birakmadi. Ancak duzluge cikiyoruz :) Bir de buyudu. Bir de ben kendisini cozdum (gibi) - ac kalmayacak, ver eline pirinc patlagini, tamamdir :).
Aksamlari bizimle takildi, yemegi genelde 8'de yedik. 10 - 11 arasi bayilip uyudu (normalde 7'de yer en gec 9'da uyur). Sabah uyanma saati ne yazik ki degismedi en gec 7'de ayaktaydik :( Ama gec uyumasinin etkisiyle gece sadece 1 kez uyandi. Gece bu kadar az uyuyunca gunduz hep iki uyku yapti, ama saatleri kaymis sekilde. Denize girdi, kumlarla oynamaya bayildi. Denizi sevdi gibi ama sabah girdigimiz zamanlarda su biraz soguk geldi. Ona bir simit almistim, onun icinde oturup etrafi izledi, bizle oynadi. Yuz ifadesi cok ciddiydi genelde denizdeyken. Kumda oynarken almaya kalktigimizda hic hoslanmadi.
Herkese sirinlikler cilveler yapti. Annenannesine "annane", buyukbabasina "bada" dedi. Dayisina bir sey demedi, hayran hayran bakti sadece. Keyfi cok yerindeydi, surekli konustu, bir seyler soyledi. Her tatilde biraz daha buyuyor gibi geliyor. Farkli seyler gormek, farkli kisilerle bir araya gelmek cok etkiliyor cocuklari sanirim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)