3 Mart 2015 Salı

Uzun aradan sonra...

Ece'nin buyumesiyle beraber yazilar da once azaldi, sonra durdu. Yazacak bir sey olmadigindan degil; aksine o kadar cok sey var ki yazacak. Sordugu sorular, ilgisini ceken seyler, soyledigi seyler, okul, arkadaslari vs. 3 yas oncesi yazilarim genelde emzirme, tuvalet, uyku uzerineymis. 3 yasa gelince bunlarin bir cogu bittiginden yazilar da o nedenle durdu sanirim.

Ece 2014 agustos sonundan beri okula gidiyor. Her gun 8:15-8:45 arasi basliyor, aksam 15:15'e kadar. Carsambalari ise yarim gun. Hem ingilizce hem de fransizca konusuluyor okulda. Cocuklarin iki dili daha kolay ogrenebilmeleri icin hem ogretmenler farkli hem de siniflar. Bir gun ingilizce ogretmeniyle ingilizce sinifinda, diger gun fransizca ogretmeniyle fransizca sinifinda. Fransizca'yi gecen sene duymaya baslamisti, haftada 3 ogleden sonra gittigi oyun grubunda (Jardin d'enfant). Bu sene uzerine Ingilizce de eklendi.

Yeni bir okul, yeni bir dil olunca, konu da Ece olunca, okula tekrar alismak gerekti tabi ki :) Okula alisma donemini bu sene 1,5 ayda tamamladik (Gecen sene 2,5 ay surmustu). Ece'nin okulla ilgili ana sorununun dil oldugunu dusunuyorum. Ece konusmayi cok seven bir cocuk. Ama okula gidip hic anlamadigi, anlasa da konusamadigi bir ortam, dogal olarak, bulunmak istedigi bir ortam olmuyor. Dili ogrendikce ilgisi ve kendine guveni artiyor, bunu bu sene daha iyi gozlemledik. Ingilizce'yi cok hizli ogreniyor. Hem kolay olusundan hem de yapi olarak Fransizca'ya biraz benzediginden sanirim.

Ece okula basladigindan beri sabahlari ve aksamlari inanilmaz bir kosusturma icinde oluyoruz. Sabah saat 6:40'a kurulu saatimiz. 7:15 gibi Ece'nin kalkmis, disini fircalamis ve uzerini giyinmis olarak kahvalti sofrasinda olmasini hedefliyoruz. Bu hedefi tutturmak herzaman kolay olmuyor, ozellikle Ece servise gec kalinabilecegini (ve o durumda baba ya da annenin onu goturecegini) anladigindan beri. Bir kere kacirdik servisi, ondan sonra sabahlari "ben gec kalmak istiyorum" der oldu. Artik "ben okula gitmek istemiyorum"u cok nadir soyluyor. 7:50'de servis geliyor ve okuluna gidiyor. Arkadasi Ada ile ayni serviste, ama tercihen tek basina oturuyor. Koltuklarda yukseltici var, emniyet kemeri takiyorlar. Servis soforu Jessica, kucuklerle teker teker ilgileniyor, kemerlerini bagliyor. kontrol ediyor. Kisin hava soguyunca yanina eldiven, bere vermeye basladim. 1 ay oldu hala kaybetmedi onlari. Ben 3 gun omur bicmitim :) Sorumluluk hissi inanilmaz yuksek, ama bir gun kaybederse cok uzulecek :) Okulun baslarinda en sevdigi ayakkabilarini kaybedecegi korkusuyla okula giymek istemiyordu :) Bir gun bir tokasini kaybetti, nasil agladi anlatamam. Kisaca sabah 1 saat inanilmaz bir kosusturma ve "Hadi Ece" diyerek geciyor. Erken de kalksa zamaninda da kalksa farkeden bir sey olmuyor.

Gelelim aksam kosusturmamiza... Aksamlari 15:15'te dersleri bitiyor ama servis buyuk siniflari bekledigi icin 4'te kalkiyor. Ufakliklar 4'e kadar zaman geciriyorlar. 4:15'te eve gelmis oluyor. Ben calisirken 5:45'te evde oluyordum. 6'da yemege oturuyoruz. Ece hanimin yemek keyfi 6:45'ten once bitmiyor. Biraz sohbet muhabbet, biraz oyun derken 7:15'te yatak hazirligina basliyoruz, hedef 8:00'de uyumus olmasi. Uyku oncesi babasiyla ya da benimle kitap okuyor, sonra benimle isiklar kapali hikaye ve sohbet vakti, sonra da uyuyor. Bu kadar kolay olmuyor tabi. Kac kitap okunacaginin pazarliklari, kac hikaye anlatilacaginin pazarliklari, yataktan kalkip babaya bir kac kere iyi geceler demeler, son kez diyerek su icmeler, tekrar tekrar tuvalete gitmeler gibi turlu mazeretler arasindan bazilari secilerek uyku geciktirme cabalari eksik olmuyor. 3 yasindan itibaren ogle uykularini birakti, o nedenle eger bir kac dakika konusmadan yataginda yatabilirse hemen daliyor uykuya. Eger gece uykusunu 10,5 - 11 saat uyumussa, oglen uyumuyor. Zaten evde cok zor uyurdu, benle hic uyumaz, bakicisiyla belki uyurdu. Arabayla bir yere gidiyorsak o zaman sallanmaya dayanamayip uyuyor gerci :)

Vee butun bu kosusturmalarin uzerine bir de Deniz eklendi :) Deniz, Ece'nin bir tanecik kardesi, bizim bir tanecik oglumuz, aramiza hos geldin, iyi ki geldin. Senin gelis hikayen de bir sonraki yaziya artik...


10 Mart 2014 Pazartesi

Havalara ucma anne

Bu gun anne-kiz gunubirlik daga gittik. Onur 1 haftaligina seyahatte. Gunesli, piril piril bir gundu. Ece arkadaslari Selin ve Ada ile zaman gecirdi, birlikte kizak yaptik. Cok eglendik.

Restoranda ogle yemegi yerken tuvalete gittik ve Ece orada bana bir sey soyledi:

"Anne ben seni cok seviyorum, senin havalara ucmani istemiyorum"

Once anlamadim ne kastettigini. Sonra dusununce aklima geldi. Ece arada Nurten teyzesine annesini soruyor, o da benim annem gokyuzunde diye cevap veriyor. Herhalde ondan bahsediyordu.


27 Ocak 2014 Pazartesi

Emzirmede final

Emzirmeyi Aralik basinda Ece 31 aylikken biraktik. Yazisi ancak geldi :)

Aslinda planim 2 yasinda birakmakti. 2 yasinda Ece gunduz emmelerini tamamen birakmis, sadece gece yatarken ve gece uyandiginda emiyordu. Bazen emerek uyuyor, bazen emdikten sonra yataginda uyuyordu. Geceleri en az 2 kere uyaniyordu. 2. yas gununden 2 gun sonra bakicimiz Nurten hanimin ailesi bir trafik kazasi gecirince Nurten hanim apar topar ailesinin yanina gitti. Yaklasik 2 ay izin ve babanne destegi ile idare ettik. Bu donemde bir de uzerine emzirmeyi kesmek istemedim. Bakicimiz dondu, bu arada 26. ayinda Ece'nin tum disleri cikti ve birden uykusu duzeldi. Dis ve uyku baglantisini cok onceden kurmustum ve bunu bekliyodrum. Cikan 20 disi safak sayar gibi tek tek saydim diyebilirim. Dislerin cikmasiyla gece uyanmalari buyuk olcude bitti. Sadece bir kere uyaniyordu, onda da cok az emip uykusuna devam ediyordu. Birakma girismilerine gece emzirmeleriyle baslamaya karar verdim.

Zaten uzun suredir "buyuyunce memeden sut icmeyi birakacaksin" telkinlerine baslamistim. Ece arada kendisi soyluyordu, "ben buyuyunce memeden sut icmeyecegim, bardaktan icecegim" diye. Bir gece yatarken dedim ki artik sadece gece yatarken icecegiz memeden sut, gece sonra sut yok. Tamam dedi, cok olay yapmadi, sanirim ciddiye almadi, sakince uyudu. Gece 2 civari uyandi, sut istedi. Dedim ki yok. Bir kez daha istedi, sakince yok dedim, aglamaya basladi. Kucagimda sarildim, arada bizim yataga geliyordu zaten, yanimiza aldim, sakinlesti, bir sure sonra uyudu. Sabah cok erken uyandi, hemen gunduz oldu mu diye sordu. Evet dedim, "sut istiyorum" dedi, verdim. 3. gunden sonra artik geceleri sut istemez oldu ama rutini gece yatmadan once ve sabah kalkincaya dondu. Ozellikle sabah cok uzun emmek istiyordu (normalde Ece'yi emzirmek 5-10dk'yi gecmez). Hasta oldugu gunlerde ise geceleri sut geliyordu yine aklina. Genelde vermedim, bazen cok hastaysa dayanamadim verdim.

Bir sure sonra gece yatarken emzirmesini kestik. Bunu bir anda degil asamali bir sekilde yaptim. Once emerek uyutmayi kestim. Emiyordu, sonra yatagina koyuyordum, ben de odasindaki diger kanepeye uzaniyordum, oyle uyuyordu. Zaten cok ilgilenmiyordu artik, sut gelmiyor diyordu. Sanirim aksamlari artik olmuyordu sut. Boylece geriye sadece sabah uyaninca emdigi, ama uzun uzun emdigi seansimiz kalmisti.

Onu da 6 Aralik'ta ciktigimiz Avusturalya seyahatinde birakti Ece. 6 Aralik'ta oglen ucaga bindik, arada Dubai'de bir gece kalip Sydney'e devam ettik. 8 Aralik sabahi Sydney'deydik. Ucakta zaten cok uzun zamandir emzirmiyordum. Bir ara sordu, olmaz dedim. Sonra da bir daha sormadi. Hatta Sydney'e gidisimizden 1 gun sonra hastalandi. Hastayken bile istemedi. Boylece birakmis olduk. Uzun ama cok keyifli bir donemdi. Birakma sureci zamana yayildigi icin benim uzerimde (ve dolayisiyla Ece'nin) psikolojik etkisi pek olmadi, hatta hic olmadi diyebilirim. Herhangi bir sislik, sut birikmesi de olmadi. Belki gece emzirmelerini kestigim zaman tum emzirmeyi de bitirebilirdim, 3 gun surerdi, 5 ay once bitirmis olurdum ama hem kendim hem de Ece icin bu daha dogru geldi.

Ece su an hic bahsetmiyor, hatirlamiyor gibi. Bir donemi de boyle kapatmis olduk.

tuvalet egitimi vol 2 ve cocukla tatilin faydalari

Ece ile tatile gitmeyi seviyorum. Cok zorluk cikarmiyor genelde bize. Restoranda sevdigi seyler buluyor bir sekilde. Sebze genelde eksik kaliyor ama meyve ile arayi kapatiyoruz. Eger imkan saglarsak (arabasini mutlaka goturuyoruz yanimizda mesela) uykusunu da uyuyor. Zaten gun icinde cok yoruldugu ve geceleri normal saatinden daha gec yatmis oldugu icin mutlaka ogle uykusu istiyor. Ya arabasinda ya da araba koltugunda uyuya kaliyor. Aksamlari da arabasinda bir kac tur atiyoruz, hop daliyor uykuya. Sonra ver elini gece hayati :) Saka degil, Barcelona'da o uyuduktan sonra acayip gurultulu bir bara gittik, orada bile uyanmadi uykusundan :))

Bence cocukla tatilin en buyuk faydasi cocugu alistigi bir takim rutinlerden kopartmaya yardimci olmasi (eger isteniyorsa tabi ki). Ben ozellikle tuvalet egitimi ve emzirmeyi azaltma konusunda tatillerden cok faydalandim. Tuvalet konusunda faydasi lazimligi tamamen birakmak ve kakayi beze degil tuvalete yapmak uzerine oldu. Cis konusunda tamamen kazasiz gunlere gecmis oldugumuz halde Ece pek degerli kakasini daima beze yapmak konusunda bir israr icerisindeydi. Ben de hic zorlamadim, nasil isterse oyle. Bakicisi da ayni sekilde davrandi.  Yaklasik 2 ay bu sekilde devam ettikten sonra (arada cok nadir tuvaleti de sereflendiriyordu Ece hanim bu konuda) Barcelona'dayken beze degil tuvalete yapmak istiyorum deyiverdi. Sebebini bilmiyorum, oyle karar verdi kendisi. O gunden sonra giderek artarak tuvelete yapilmaya basladi kakalar. Su anda cok nadir bez istiyor ama genelde tuvalete. Lazimlik da ayni sekilde Barcelona tatili sonrasi tamamen cikti hayatimizdan.

Emzirme ile ilgili de su sekilde faydalandim tatillerden. Neredeyse ciktigimiz her tatilde bir ogun azalttim. Etrafta ilgisini ceken cok sey oldugu icin aklina gelmiyordu, tatil bitip eve dondugumuzde de tatilde oldugu haliyle devam ediyorduk.

Evde cocugun hayati belli bir duzen icinde devam ediyor. Bu istenilen bir sey  ama cocuklar o kadar alisiyorlar ki ufak bir degisiklik yapmak bile cok zor olabiliyor, ozellikle de buyuduklerinde (2 yas sonrasi). Tatiller bu konuda benim imdadima yetisti. Baska cocularda daha farkli oluyordur belki, rutinini daha cok ariyordur cocuk tatile cikinca, Ece ile o sekilde olmadi bizde.

Son tatilde emzirmeyi tamamen birakti mesela. Tamamen kendi karari ile. Bir daha da donup sormadi. O da bir sonraki yazinin konusu :)

2 Aralık 2013 Pazartesi

Ates

Yazacak cok sey birikti yine, hepsi aklimda, yazilmayi bekliyorlar. Ama sunu unutmadan yazmam lazim.

Ece gecen hafta ateslendi. Bir gece aniden atesle uyaniverdi. Atesi oldugunu anlayinca dereceyi getirdim atesini olcmek icin. Olctum 39 derceydi.

Oya: Ece'cim atesin cok yuksek gidip surubunu getireyim.
Ece: Kule gibi mi?

Gecenin o saatinde bu cevabi anlamam epey uzun surse de, o atesle gece gece beni guldurmeyi basardi Ece :) Kule gibi yuksekmis atesi :)

Bu arada bizim kiz surup bagimlisi, surekli surup icmek istiyor. Gece, atesin var surup getireyim dedigimde gozleri isil isil parladi. Hastaligi boyunca surekli surup istedi: "anne atesim var surup icmem lazim"

3. gun bogazina bakip kirmiziliklar gorunce doktora gittik. Antibiyotiklik bir durum yokmus, atesi de dusmustu zaten. Simdi keyfi yerinde boncugun.



5 Ekim 2013 Cumartesi

Tuvalet egitimi vol 1

Sandigimdan daha uzun gecen bir surecin ardindan bezi birakti Ece. Temmuz ortasi civari basladik. Sadece gunduz cikarmaya, uykularinda takmaya karar verdim. Oncesinde arada lazimliga yapiyordu cisini, hosuna da gidiyordu. Bezi ilk cikardigimiz gun 10-15 dakikada bir yapti cisini. Bunlardan birini lazimliga yaptiysa ikisini yere yapti :))

Ilk haftanin sonunda cislerin arasi acilmisti ama gunde en az 1-2 kaza olmaya devam ediyordu. Biraz da bizim cok gezdigimiz bir doneme gelmis olmasinin etkisiyle, ve arabada vs. risk almak istemedigimden disari cikarken takiyordum bezini. Arada tuvalete gidiyorduk disaridayken ama bez yine de altinda oluyordu. Belki o karistirdi kafasini, o nedenle uzun surdu olayi anlamasi.

Basladiktan 1 ay sonra kazalar cok aza indi. sonra da tamamen bitti. Artik bazen 2-3 saat tutuyor, arada cok su icmediyse. Ben sormuyorum cisin var mi diye, geldiginde soyluyor, hatta kendisi gidip yapiyor. Once lazimliga yapiyordu, sonra tuvalete adaptorle yapmaya basladi, sonra adaptoru istemedi, simdi lazimliga geri donus yapti. Ben herhangi birinde israrci olmuyorum, su aralar en buyuk olayimiz okul. O nedenle, diger konularda uzerine gitmek istemiyorum, ne tercih ediyorsa oyle.

Bu arada bezi attik dediysem de bu sadece cis icin gecerli. Kaka cok degerli ve sadece beze yapiliyor :)). Onun da tuvalet sirasi bir gun gelecek elbet, hasretle bekliyoruz :))

1 Ekim 2013 Salı

Bu da oldu

Ece'yi hala oyun grubuna alistirmaya calisalim (tam alisti derken tepetaklak oldu her sey - bu konu basli basina bir baska yazinin konusu) bizimki Fransizca'yi ogrenmeye baslamis bile.

Bu aksam sohbet ederken okuldaki arkadaslarindan bahsetmeye basladi. Nils soyle yapti. Dora bunu dedi ... Ben tam dedigini anlayamayinca tekrar ettim:

- Dora ne dedi ececim?
- Dora (turkce telaffuz) degil anne Dora (fransizca telaffuz)

Zaten su Fransizca'da ne cektiysem bu r sesinden cektim. Uzerinde ugrasmayi birakmis Turkce'deki r gibi soyluyordum, mutluydum. Cogu zaman da beni anliyorlardi. Ama kizim beni duzeltti. Yurtdisinda yasamamiz sebebiyle bunun basima gelecegini biliyordum ama bu kadar erken beklemiyordum. 

Neden bahsettigimi anlamayanlara not: su linke bir tik  (ya da translate.google.com adresine gidin. Fransizca'dan Turkce'ye dora kelimesinin cevirisini yapin. Kelime ozel isim oldugu icin cevrilmeyecek ayni kalacak.) Sonra her iki dil icin ayri ayri hoparlor tusuna basarak dinleyin. Farki goreceksiniz. :)) Ece ayni fransizlar gibi soyluyor :)))) 

Bunu gormek aslinda bende bu okul konusuyla ilgili cok pozitif bir etki yapti. Bunu onun icin yaptigimi bir kez daha hatirlama yaradi. Yaradi ama her birakisimda anne gitme, gitme diye aglayan, hadi bana bir opucuk ver dedigimde gozu yasli yasli beni open minik kizimi birakmak cok zor olacak yine de.