Yazacak cok sey birikti yine, hepsi aklimda, yazilmayi bekliyorlar. Ama sunu unutmadan yazmam lazim.
Ece gecen hafta ateslendi. Bir gece aniden atesle uyaniverdi. Atesi oldugunu anlayinca dereceyi getirdim atesini olcmek icin. Olctum 39 derceydi.
Oya: Ece'cim atesin cok yuksek gidip surubunu getireyim.
Ece: Kule gibi mi?
Gecenin o saatinde bu cevabi anlamam epey uzun surse de, o atesle gece gece beni guldurmeyi basardi Ece :) Kule gibi yuksekmis atesi :)
Bu arada bizim kiz surup bagimlisi, surekli surup icmek istiyor. Gece, atesin var surup getireyim dedigimde gozleri isil isil parladi. Hastaligi boyunca surekli surup istedi: "anne atesim var surup icmem lazim"
3. gun bogazina bakip kirmiziliklar gorunce doktora gittik. Antibiyotiklik bir durum yokmus, atesi de dusmustu zaten. Simdi keyfi yerinde boncugun.
2 Aralık 2013 Pazartesi
5 Ekim 2013 Cumartesi
Tuvalet egitimi vol 1
Sandigimdan daha uzun gecen bir surecin ardindan bezi birakti Ece. Temmuz ortasi civari basladik. Sadece gunduz cikarmaya, uykularinda takmaya karar verdim. Oncesinde arada lazimliga yapiyordu cisini, hosuna da gidiyordu. Bezi ilk cikardigimiz gun 10-15 dakikada bir yapti cisini. Bunlardan birini lazimliga yaptiysa ikisini yere yapti :))
Ilk haftanin sonunda cislerin arasi acilmisti ama gunde en az 1-2 kaza olmaya devam ediyordu. Biraz da bizim cok gezdigimiz bir doneme gelmis olmasinin etkisiyle, ve arabada vs. risk almak istemedigimden disari cikarken takiyordum bezini. Arada tuvalete gidiyorduk disaridayken ama bez yine de altinda oluyordu. Belki o karistirdi kafasini, o nedenle uzun surdu olayi anlamasi.
Basladiktan 1 ay sonra kazalar cok aza indi. sonra da tamamen bitti. Artik bazen 2-3 saat tutuyor, arada cok su icmediyse. Ben sormuyorum cisin var mi diye, geldiginde soyluyor, hatta kendisi gidip yapiyor. Once lazimliga yapiyordu, sonra tuvalete adaptorle yapmaya basladi, sonra adaptoru istemedi, simdi lazimliga geri donus yapti. Ben herhangi birinde israrci olmuyorum, su aralar en buyuk olayimiz okul. O nedenle, diger konularda uzerine gitmek istemiyorum, ne tercih ediyorsa oyle.
Bu arada bezi attik dediysem de bu sadece cis icin gecerli. Kaka cok degerli ve sadece beze yapiliyor :)). Onun da tuvalet sirasi bir gun gelecek elbet, hasretle bekliyoruz :))
Ilk haftanin sonunda cislerin arasi acilmisti ama gunde en az 1-2 kaza olmaya devam ediyordu. Biraz da bizim cok gezdigimiz bir doneme gelmis olmasinin etkisiyle, ve arabada vs. risk almak istemedigimden disari cikarken takiyordum bezini. Arada tuvalete gidiyorduk disaridayken ama bez yine de altinda oluyordu. Belki o karistirdi kafasini, o nedenle uzun surdu olayi anlamasi.
Basladiktan 1 ay sonra kazalar cok aza indi. sonra da tamamen bitti. Artik bazen 2-3 saat tutuyor, arada cok su icmediyse. Ben sormuyorum cisin var mi diye, geldiginde soyluyor, hatta kendisi gidip yapiyor. Once lazimliga yapiyordu, sonra tuvalete adaptorle yapmaya basladi, sonra adaptoru istemedi, simdi lazimliga geri donus yapti. Ben herhangi birinde israrci olmuyorum, su aralar en buyuk olayimiz okul. O nedenle, diger konularda uzerine gitmek istemiyorum, ne tercih ediyorsa oyle.
Bu arada bezi attik dediysem de bu sadece cis icin gecerli. Kaka cok degerli ve sadece beze yapiliyor :)). Onun da tuvalet sirasi bir gun gelecek elbet, hasretle bekliyoruz :))
1 Ekim 2013 Salı
Bu da oldu
Ece'yi hala oyun grubuna alistirmaya calisalim (tam alisti derken tepetaklak oldu her sey - bu konu basli basina bir baska yazinin konusu) bizimki Fransizca'yi ogrenmeye baslamis bile.
Bu aksam sohbet ederken okuldaki arkadaslarindan bahsetmeye basladi. Nils soyle yapti. Dora bunu dedi ... Ben tam dedigini anlayamayinca tekrar ettim:
- Dora ne dedi ececim?
- Dora (turkce telaffuz) degil anne Dora (fransizca telaffuz)
Zaten su Fransizca'da ne cektiysem bu r sesinden cektim. Uzerinde ugrasmayi birakmis Turkce'deki r gibi soyluyordum, mutluydum. Cogu zaman da beni anliyorlardi. Ama kizim beni duzeltti. Yurtdisinda yasamamiz sebebiyle bunun basima gelecegini biliyordum ama bu kadar erken beklemiyordum.
Neden bahsettigimi anlamayanlara not: su linke bir tik (ya da translate.google.com adresine gidin. Fransizca'dan Turkce'ye dora kelimesinin cevirisini yapin. Kelime ozel isim oldugu icin cevrilmeyecek ayni kalacak.) Sonra her iki dil icin ayri ayri hoparlor tusuna basarak dinleyin. Farki goreceksiniz. :)) Ece ayni fransizlar gibi soyluyor :))))
Bunu gormek aslinda bende bu okul konusuyla ilgili cok pozitif bir etki yapti. Bunu onun icin yaptigimi bir kez daha hatirlama yaradi. Yaradi ama her birakisimda anne gitme, gitme diye aglayan, hadi bana bir opucuk ver dedigimde gozu yasli yasli beni open minik kizimi birakmak cok zor olacak yine de.
10 Eylül 2013 Salı
Bir krese baslatma hikayesi
Mayis ayinda bakicisiz kalinca, ve yanibasimizdaki kresten 2 gun icin yer acildigi bilgisi gelince krese baslatmaya karar vermistik Ece'yi.
Gittik, ogretmenlerden biriyle ve mudireyle gorustuk. Ilk gidisinde yarim saatle baslayip sonra 1 saat, 2 saat seklinde artacak olan bir uyum plani cikardilar. Ilk gittigimiz gun daha once gorustugumuz ogretmen yoktu, Ece'yi bir baskasi karsiladi. Cok onemsemedim, iyi birine benziyordu ve surekli ayni kisi olmasi yeterliydi. O gun benden cok olay cikarmadan ayrildi. Yarim saat sonra almaya gittigimde, beni gordugunde yuzunun ifadesini hic unutmayacagim. Alt dudagi titredi ama aglamadi, cok sıkı sarildi bana. Ikinci gun de cok olay yapmadi ama ilk yarim saatten sonra aglamaya baslamis ve sakinlesmemis. Bir saat sonra ben geldigimde ic cekiyordu.
Bir yandan hazir olmadigini dusunuyordum bir yandan da once bizim tatilimiz sonra da kresin tatile girecek olmasi sebebiyle gereksiz yere iki hatta uc kere alisma donemi gecirecek olmasi beni dusunduruyordu. 3. gun gittigimizde normalda planlanan 2,5 saati basaramayacagini, daha az kalacagini dusunmustum. Ne de olsa bir onceki sefer 1 saat uzun gelmisti Ece'ye. Gittigimizde daha once onu karsilayan kisinin o gun orada olmadigini gorduk, onun yerine ilk konustugumuz ogretmen oradaydi. Hic bir fikri yoktu daha onceki 2 gunun nasil gectigiyle ilgili ve o gun Ece'yi 2,5 saat orada tutmayi planliyordu. Ece'nin de yogun itirazlarda bulunmasiyla o gun kres faslini kapattik.
Eylul icin bir baska yere kayit yaptirmistik. Burada jardin d'enfant diyorlar. Cocuk bahcesi oluyor cevirince. Kres gibi ama sadece yarim gun gidiyor cocuklar. Uyku, yemek gibi aktiviteler yok. Sadece atistirmalik birseyler veriyorlar cocuklara.
Agustos sonu oraya basladi Ece. Haftada 3 ogleden sonra gidiyor. Bu seferki ogretmeni yavas yavas alistirma yanlisi. Ilk gun 1,5 saat Ece'yle beraberdim. Ikinci gun babasi birakti, cok aglamis. 20 dk kalsin sadece demis Carla. Hem aglamis hem de oynamis 20 dk boyunca. Ucuncu gun yine aglamis babasi giderken, sonra sakinlesmis. 20 dk sonra babasi geldiginde keyifli bir sekilde oynuyormus. sonra 1 saat, en son 2,5 saat kaldi. Biz giderken agliyor ama sonra oynuyor keyifli keyifli. Alisiyor. Ogretmeni Carla da cok sevimli. Kres tecrubemize gore burayi daha cok sevdik :)
6 Eylül 2013 Cuma
Uzun aranin ardindan
Ece'nin 2 yas dogum gununu yazmayi planliyordum bloga. Dogumgununden 2 gun sonra bakicimizin ani bir sekilde gitmesi gerekince, kaldi, yazamadim.
Bakicimizin yoklugunda babaannemiz imdadimiza yetisti, 1,5 ay o bakti Ece'ye. Sagolsun, Ece ile cok keyifli zamanlar gecirdiler, cok eglendiler. Bakicinin yoklugunda Ece'nin yasadiklarini yazayim istedim, o sirada Gezi olaylari basladi, yine yazamadim.
Bakicimiz dondu, Gezi biraz duruldu, sosyal medyada yeniden kedi kopek resimleri paylasilir oldu, bu sefer de isvicre'ye 4 sene once beraber geldigimiz cok sevdigimiz arkadaslarimizin Turkiye'ye donecek olmasi sebebiyle, neredeyse her animizi beraber gecirdik, her haftasonu biryerlere gittik. Yine birsey yazamadim.
Simdi yaz bitiyor, arkadaslarimiz gitti, hersey rutinine donuyor yavas yavas. Bu blog da oyle :)
26 Mart 2013 Salı
Leopar, bilbo, nono
Bir suredir Ece'de bir leopar endisesi var. Biz hic hayvanlarla korkutmadik, hayvanlari genel olarak cok seviyor. Evde bir kedimiz var, disari ciktigimizda bahcede, vs. bir suru kopek de oluyor etrafta. Sahipli kopekler ama tasmasiz gezdikleri oluyor arada. Sanirim bakicisi dikkatli olmak adina kopeklerin yanindan gecerken Ece'nin aklina korku tohumlari atacak seyler soylemis. Uzak duralim, cok yaklasmayalim, gibi. Cok da saf olmamak lazim tabi, hayvanlarin potansiyelini de bilmek iyi olur. Bir de "Caya gelen kaplan" kitabimiz var. En sevdigi kitaplarindan biri. Kapiyi calip sizinle cay icebilir miyim diyen, sonra da sofradaki evdeki tum yiyecek ve icecekleri bitiren bir kaplan. Cok masum bir kitap ama acaba oradan mi etkilendi? bilemiyorum.
Bir suredir gece yatarken "Anne, leopar bana gelmesin" diyor Ece. Ben de diyorum ki, "ben leoparla konustum, Ece seni odasinda istemiyor dedim. O da bana gelmeyecegini soyledi, sen merak etme.". Gecen hafta sonu Izmir'deyken, bir onceki yazidaki diken muhabbetinin hemen sonrasinda konu dondu dolasti yine leopara geldi:
E: Anne leopar gelmesin bana.
O: gelmez bir tanem. Zaten leopar buralarda olmaz. ya hayvanat bahcesinde olur ya da ormanda olur. (taktik degisikligi :))
E: Bizim bahcede de olur mu leopar?
O: Hayir bizim bahcede olmaz, ormanda olur, ormanlar da buraya cok uzak.
Durup dusunmeye basladi, uzun sure sessiz kaldi, sonra dedi ki:
"Ben bir evdeki hayvanlarimi dusuneyim"
Dusundu, dusundu, sonra
E: Benim bir kedim var evde. Adi bilbo hem de.
O: Evet canim, baska?
E: Bir de Nono var.
Nono bakicisi oluyor. Ben burada koptum tabi. Kucuk kafasinda nasil bir algisi varsa bir anda leopardan evdeki hayvanlara, oradan da bakicisina gecebiliyor. Sanirim daha cok evde ona ait olan seylerden bahsetmek istedi, bakicisini da ona ve eve ait olarak goruyor.
Sonradan dusundum. Bakicimiz bizimle yasiyor dolayisiyla hep evde. Ama biz disari cikarken, tatile giderken, seyahat ederken, vs. sadece ailecek gidiyoruz, bakicimiz bizimle gelmiyor. Dolayisiyla Ece icin ev esittir bakici ve de bilbo, cunku o da hep evde :)
Bir suredir gece yatarken "Anne, leopar bana gelmesin" diyor Ece. Ben de diyorum ki, "ben leoparla konustum, Ece seni odasinda istemiyor dedim. O da bana gelmeyecegini soyledi, sen merak etme.". Gecen hafta sonu Izmir'deyken, bir onceki yazidaki diken muhabbetinin hemen sonrasinda konu dondu dolasti yine leopara geldi:
E: Anne leopar gelmesin bana.
O: gelmez bir tanem. Zaten leopar buralarda olmaz. ya hayvanat bahcesinde olur ya da ormanda olur. (taktik degisikligi :))
E: Bizim bahcede de olur mu leopar?
O: Hayir bizim bahcede olmaz, ormanda olur, ormanlar da buraya cok uzak.
Durup dusunmeye basladi, uzun sure sessiz kaldi, sonra dedi ki:
"Ben bir evdeki hayvanlarimi dusuneyim"
Dusundu, dusundu, sonra
E: Benim bir kedim var evde. Adi bilbo hem de.
O: Evet canim, baska?
E: Bir de Nono var.
Nono bakicisi oluyor. Ben burada koptum tabi. Kucuk kafasinda nasil bir algisi varsa bir anda leopardan evdeki hayvanlara, oradan da bakicisina gecebiliyor. Sanirim daha cok evde ona ait olan seylerden bahsetmek istedi, bakicisini da ona ve eve ait olarak goruyor.
Sonradan dusundum. Bakicimiz bizimle yasiyor dolayisiyla hep evde. Ama biz disari cikarken, tatile giderken, seyahat ederken, vs. sadece ailecek gidiyoruz, bakicimiz bizimle gelmiyor. Dolayisiyla Ece icin ev esittir bakici ve de bilbo, cunku o da hep evde :)
20 Mart 2013 Çarşamba
diken
Hafta sonu bir kacamak yapip Izmir'e gittik. Butun aile toplandik. Teyzeler, anneannemler, kuzenler... Cok keyifliydi.
Ece bahcede oynarken dikenli bir gulun yaninda dengesini kaybetti, uzerine duser gibi oldu. Elinde cizik yoktu ama sonradan kot pantolonunun uzerinden bacagini cizmis oldugunu gordum.
Aksam yatarken, o gun neler yaptigimizi konusuyorduk. Ece basladi anlatmaya:
E: Bahcede bi diken vardi ya anne. Ben kosarken dustum, diken cizdi bacagimi.
A: Evet canim, artik acimiyor ama degil mi? Krem surduk, gecti.
E: Anne, benim bacagimi bir doktora gostermem lazim. Bacagim neden aciyor demem lazim.
A: (Gulmemeye calisarak) Evet canim, gosterelim bacagini doktora.
E: Anne, belki krem verir doktor.
Ece bahcede oynarken dikenli bir gulun yaninda dengesini kaybetti, uzerine duser gibi oldu. Elinde cizik yoktu ama sonradan kot pantolonunun uzerinden bacagini cizmis oldugunu gordum.
Aksam yatarken, o gun neler yaptigimizi konusuyorduk. Ece basladi anlatmaya:
E: Bahcede bi diken vardi ya anne. Ben kosarken dustum, diken cizdi bacagimi.
A: Evet canim, artik acimiyor ama degil mi? Krem surduk, gecti.
E: Anne, benim bacagimi bir doktora gostermem lazim. Bacagim neden aciyor demem lazim.
A: (Gulmemeye calisarak) Evet canim, gosterelim bacagini doktora.
E: Anne, belki krem verir doktor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)