8 Kasım 2011 Salı

6,5 aylık annenin izlenimleri

Kuzuyla 6,5 ayımızı tamamladık. Acemi anne ve babadan yavas yavas normal anne babaya evrildik, her geçen gün de evrilmeye devam ediyoruz. Geriye baktığımda yaşadığım bu sürecin bana gösterdiği en önemli şey kendine güvenmenin çok önemli olduğu. İlk kez anne oluyor bile olsan günün 24 saatini birlikte geçirdiğin bebeğinin ihtiyaçlarını yine en iyi sen biliyorsun. Tecrübe çok önemli ama aynı zamanda her bebek kendine özgü. O bebeğin ihtiyacını da en iyi annesi anlıyor.

Unutmamak için Ece ile ilgili emzirme, uyku, vs ile ilgili başımızdan geçenleri ara ara yazmaya karar verdim. Zamanında yazamamıştım, ancak sıra geldi. Bundan sonraki bir kaç yazı bunlarla ilgili :) Tamamen kendime notlar aslında. Bundan yıllar sonra okuyup hatırlamak için...

7 Kasım 2011 Pazartesi

vatana ayak bastık ve donduk :)

çook uzun zaman oldu yazmayalı. Özetle geçtiğimiz 2 ayda şunlar oldu:
İşe dönüp bir ay çalıştıktan sonra projemi bitirdim. Yeni projeye Aralık başında başlıyorum, yani iki ay tatil :) (Ne yazık ki 1 ayı bitti bile)

İzmir'e geldik. Ece tüm aileyle tanıştı. İlk başlardaki yabancılama zamanla yerini sosyal cimcime olmaya bıraktı. Herkesi tek tek inceliyor, sonra da başlıyor gülücükler dağıtmaya.

Arada 3 günlüğüne İstanbul'a geldik. Tam bir koşturmaca içinde geçti. Sabah arkadaşlarla kahvaltı, öğle yemeğinde iş arkadaşları, akşam kuzenler derken İstanbul seyahatinin sonuna geldik. Geride göremediğimiz, yeterince zaman geçiremediğimiz bir dolu kişi bırakarak İzmir'e döndük.

Ece çok büyüdü. Algıları, kendini ifade edebilmesi, hareketleri çok gelişti. Ece bebekken diye başlayan cümleler kurmaya bile başladık.

Sürekli konuşuyor. Çığlıklar atıyor. Bazen o kadar yüksek sesler çıkarıyor ki kendine bir zarar verecek diye endişeleniyorum :)

Alt iki dişi çıktı. Üstler de çıkmak üzere sanırım, bu ara çok kaşınıyor.

Sanırım dişlerin de çıkmasıyla sss, tsss sesleriyle beraber baloncuklar yapmaya başladı. Çok keyif alıyor.

Yerde oyuncaklarıyla oynamayı çok seviyor. Sürekli bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor. Oturma konusunda da epey ilerledi. Dengesini sağlıyor ama etrafta ilgisini çeken bir oyuncak vs. varsa ona uzanayım derken düşüyor :) Zıplama, yere basma gibi konularda isteksiz henüz.

Uyku konusunda epey yol kat ettik. Arada yine kucak istese de çoğunlukla yatağına bırakıyorum, kendi kendine uyuyor. Bir kedisi var, ona sarılıyor, yiyor, emiyor, bu arada konuşuyor konuşuyor konuşuyor (epey yüksek sesle) sonra bir anda uyuyuveriyor :) Uyuyamazsa yanına gidiyorum, biraz kucağımda duruyor, sonra yine yatağına gitmek istiyor.

Gece uyanmaları 1 iken 2ye çıktı. Sanırım dişler sebebiyle. Şimdilik idare ediyorum da işe başlayınca bakalım nasıl olacak.

Katı gıdalara başladık. Meyveleri ve yoğurdu çok seviyor. Yeşil sebzelerde henüz pek başarı sağlayamadık. Biraz yavaştan gidiyoruz sanırım. Bu ay biraz hızlansak iyi olacak.

Kendi kendime söz verdim, bu ay her gün ya da gün aşırı yazacağım mutlaka.

işte size Ece cücesi







25 Ağustos 2011 Perşembe

İşe dönüş


16 haftalık doğum iznim ve kalan izin günlerim bitti, işe dönüş vakti. Aslında sadece 1 ay çalışacağım ve sonra bir-iki ay ara vereceğim. Bu bir ayın büyük bölümünde de evden çalışacağım. Geçen haftaya kadar sonrasında ne yapacağım belli değildi. Geçen perşembe yazdığım projenin kabul edildiği haberini aldım. Ece 2 aylıkken Bern'e gidip sunduğum proje... Projeye ne zaman başlayacağımı ben seçeceğim. Dolayısıyla şu an üzerinde çalıştığım projeyi bitirdikten sonra bir süre ara verebilirim. Ekim ve Kasım'ı Ece ile geçirip Aralık başında başlamayı planlıyorum.

Dün işteki ilk günümdü. Son 2-3 haftadır Ece'nin uykularını ayarlamaya çalışıyordum, yatma saatini akşam 8:00-8:30'a çekip, sabah 7:30'da kaldırıp emzirip çıkarım diye düşünüyordum. Başarılı da olmuştum aslında ama son bir hafta bir şeyler oldu ve yatma saatimiz 10'ları bulmaya başladı tekrardan. Önceki iki gün de aşı sebebiyle tamamen bozuldu uyku saatleri. Bir de üstüne havanın sıcaklığı eklenince gece 9'da başladığımız uyuma/uyutma aktivitemizi 10'da bitirebildik. Sabah da 6'da uyandı sonra da bir daha uyumadı. Emzirdim çıktım, bir miktar da süt bıraktım. benden sonra 2 saat uyumuş, yarım kalan gece uykusunu tamamladı sanırım :)

Bir süredir biberona alıştırmaya çalışıyorduk, epey de yol katettik. Ama ilk kez dün üst üste iki öğününü sadece biberonla aldı. Çok problem çıkartmamış. Ama sanırım biraz az içti. 2 öğünde 140 ml civarı. Gerçi ben de işte o civarda süt sağdım. Belki de o öğünleri o kadarla geçiriyor, sabah ve akşam öğünlerinde daha fazla emiyor. Bu gün evdeyim, emziriyorum. Yarın yine işteyim, biraz daha fazla süt önereceğiz bu sefer, bakalım ne kadar içecek.

4. ay

Ece 4. ayında 7.280 gr, 65 cm. Aşılarını oldu, her bacaktan bir adet :). 2. ayına göre çok daha az ağladı. İğne vurulduğunda şaşırıyor ama ağlamıyor, ağlamaya aşı enjekte edildiğinde başlıyor. Çok tatlıydı kuzu, aşı öncesi keyfi çok yerindeydi, konuşuyor, bağırıyor, dönmeye çalışıyor, yerinde durmuyordu. Aşıyla beraber tüm keyfi kaçtı. Geçen sefer ateşi olmamıştı ama tüm gün emip uyumuştu. Bu sefer uykusunda çok değişiklik olmadı ama biraz ateş yaptı. Ateş ertesi gün de devam etti. Bir de bu aralar havalar çok sıcak burada, 30 derecenin üstünde, o da çok rahatsız etti fıstığı. Sıcağı hiç sevmiyor kuzu.

Ece'nin doktoru istersek katı gıdalara başlayabileceğimizi istemezsek bekleyebileceğimizi söyledi. Ben önümüzdeki ay başlamak istiyordum, hem katı gıdalara ben başlatmak, yanında olmak istiyorum hem de benim çalışmaya başlamam Ece'nin hayatında epey bir değişiklik yaratacak, bir değişiklik daha eklemek istemiyorum. Doktordan da onayı alınca katı gıdalar bir süre daha ertelendi. Eylül sonu İzmir'e gideceğiz. Öncesinde başlama ihtiyacı olmazsa Ekim ortası gibi başlarım sanırım, Ece'de 5,5 aylık olmuş olur. Hala arada gaz sıkıntısı oluyor Ece'nin. Katı gıdalara başlayınca gaz problemleri artarsa diye korkuyorum. Biraz daha zaman geçsin, sindirim sistemi biraz daha gelişsin, sonra tanışır yiyeceklerle...

Sallanma dedim!


Ece'nin sallanan bir koltuğu var. Ece yakın zamana kadra bu koltukta oturmaktan çok hoşlanırdı. Tepesinde bir kaç oyuncak var, ışık ve ses çıkarıyorlar. Ece hareket ettikçe kırmızı balık sallanıyor, kırmızı balık sallanınca da müzik çalıyor. Bir de yıldız ve bulut var, onu çevirince de ışıklar yanıyor. Müzik çalıyorsa ışıklar yanmıyor, ya biri ya diğeri. Geçen gün yemek yerken yanımızda dursun diye koltuğuna oturttuk. Çok hareketliydi Ece, eller kollar sürekli hareket halinde, o hareket ettikçe müzik çaldı. Ama Ece'nin gözü ışıklarda, onlar yansın istiyor. Yanmayınca sinirleniyor daha da hareket ediyor, hareket ettikçe de müzik devam ediyor. En sonunda ışıklara bakarak başladı söylenmeye, çığlıklar atmaya. Biz koltuğun sallanmasını durdurup ışıkları yakınca sustu, müzik tekrar başlayınca bağırmaya devam :)

16 Ağustos 2011 Salı

Dönüyoruz ...

Ece bir hafta önce ilk kez döndü. Bir süredir deniyordu, farkındaydım, hatta biraz elimle yardım ediyordum dönmesine. Geçen gün dönme çalışmalarımızı kameraya kaydedeyim dedim ve şans eseri Ece'nin ilk dönüşünü kaydetmiş oldum.

Buyurunuz :)


4 Ağustos 2011 Perşembe

3. ay

Ece 3. ay raporunu sunayım
- Tam ölçmedim ama 7 kiloyu ve 60 cm'yi geçti.
- Çok keyifli olduğu zamanlarda kahkaha atıyor
- İki gün önce ilk kez elleriyle uzanmaya ve tutmaya başladı (oyuncaklarına, ellerimize)
- Ece ile beraber ilk tatilimize çıktık, 2 günlüğüne Evian'a gittik.
- Gundüz uykularımız kısa, gece uykularımızı 1-2 uyanmayla tamamlıyoruz.
- Hala kucakta uyutuyoruz ama en azından artık dalmasına yakın yatağına koyduğumuzda aşırı itiraz etmeden uyuyor.
- Biberon kesinlikle almıyor. Her gün bir öğün deniyoruz ama henüz başarılı olamadık. Annesi kara kara düşünüyor çalışmaya başlayınca ne olacak diye.
- Emzik de emmiyor. Eger ben tutarsam emziği ağzında dolastırıp duruyor.
- Uyurken kendine eeee yapıyor :)
- Çok tatlı :P

Tarihe not düşeyim dedim.