Son yazıdan bu yana çok şey oldu. Ece doğdu, hatta neredeyse 1 aylik oldu, cuma gunu 1. ay doktor kontrolüne gidecegiz.
Yazmaya ancak zaman bulabiliyorum. Sırasıyla başlayalım. Önce doğum hikayemiz:
Doktorumuz 39+3'teki muayene sonrasında 40+2 için randevu vermişti. Arada onu doğum başlıyor diye arayacağımı umarak :) Ama sevgili kızımın hiç acelesi yoktu ve beklemeyi tercih etti. Salı günü randevuya gittiğimizde doktorumuz, yaklaşan 4 günlük Paskalya tatilinin de etkisiyle, ertesi gün doğumu suni olarak başlatmayı önerdi. Ben de onayladım. Tatile denk gelsin istemiyordum doğum ve bildiğim, tanıdığım bir doktorun olmasını istiyordum. Çarşamba akşam 8 civarı doğumu başlatacak hormonu vereceklerdi; sancılar ancak sabaha başlardı ve perşembe ögleden sonra Ece'miz doğmuş olurdu.
Çarşamba günü ben, Onur ve annem bol bol gezdik. Resimler çektik. Akşama yemek için balık aldık. Hatta balığı ben pişirdim :) Bu arada ben sabah uyandığımdan beri biraz halsiz hissediyordum kendimi. Ara ara kasılmalar oluyordu ama daha önce olanlardan çok farklı değildi ve acı vermiyordu. Yemek sonrası yola koyulup kliniğe gittik. Klinikte sancıların hali hazırda başlamış olduğunu görünce doktorumla da konuşup planda ufak bir değişiklik yaptık ve doğumun kendi kendine başlamasına zaman tanıyabilmek için ertesi gün sabaha kadar beklemeye karar verdik. Hep beraber eve döndük.
O gece saat 11:30 civarı, kanepede oturmuş televizyon izlerken bir şey hissettim. Önce nişan geldi, ardından da suyum geldi. Klinikteki ebeyi aradık. Biraz daha beklememi gerçekten su olup olmadığından emin olmamı istedi. Bu arada sancıların şiddeti artmaya başlamıştı. Onur dakika tutmaya başladığında sancıların yaklaşık 3 dakikada bir geldiğini ve 30 saniye civarında sürdüğünü farkettik. Arka arkaya 10-15 sancı bu şekilde olunca Onur "Oya hadi gidiyoruz" dedi :). Ebe'yi aradık, o da kliniğe gelmemizi istedi.
12:30'da kliniğe vardığımızda açıklık henüz 1,5 cm idi. Ebemiz Veronica sancıların henüz tam düzenli olmadığını, bekleyeceğimizi söyledi. Monitöre bağlı kalmak istemedim ve odamıza çıktık. Sancıların şiddeti giderek arttı ve saat 4 civarı artık dayanılmaz bir hal aldı. O sırada ben epidural diye sayıklıyordum sanırım (Bu kısımları Onur daha iyi anlatacaktır, bende biraz flu :) ).
Doğum katına indik, monitöre bağlandım, açıklık 4 cm civarındaydı. Anestezi uzmanı geldi ve epidurali uyguladı. Benim için işin en stresli tarafı iğnenin yapılma aşaması oldu. Diyorlar ki "sancı gelse bile sakın kıpırdama". Mümkün mü? Kolaysa sen yap :) Gecenin o saati için hayli esprili bir doktorumuz vardı. Önce bana kaç çocuk istediğimi sordu, ben iki deyince cevabı şöyle oldu: "Senin sancılar yeterince güçlü değil sanırım, hala ikinciyi düşündüğüne göre".
Epidural sonrası her şey daha rahattı. Fakat sancılar düzene girmeyince Oksitosin verildi. Saat 6'da açıklık 5 cm, 7'de ise 9 cm idi. Saat 8 gibi doktorum geldi. Doğum yaklaşık 30 dakika sürdü. 21 nisan perşembe saat 8:40'ta sevgili kızım kucağımdaydı. Ece'yi vakum ile çıkarmaları gerekti. Meğer kordon dolanmış Ece'nin boynuna, bana daha sonra söylediler. Neyseki tüm ölçümleri normaldi Ece'nin.
Doğum sonrası 4 gün klinikte kaldık. Buradaki standard uygulama böyle; hemen göndermiyorlar. Klinikteki günlerimiz gayet iyi geçti.
ve tesekkur bölümü:
Ece'nin doğumu üzerine arayan, soran, mesaj atan herkese (klinikte geçirdiğimiz günlerde ece uyurken birer birer okuduk mesajlarınızı);
klinikteki ebeler Veronica ve Beatrice'e, hemşire Emily'ye, doğuma hazırlık dersler aldığım ebe Valerie'ye, ve doktorum Semir Arslanagic'e;
işinden izin alıp, izmir'den buralara kalkıp gelen, nisan başından beri her an yanımda olan canım anneciğime;
ve bütün bu süreç boyunca en büyük desteğim olan, doğum koçum :), aşkım, sevgilim Onur'a
çook teşekkürler.

böhü! bak 1,5 yıl oldu hala doğum hikayelerine karşı duyarlıyım :)
YanıtlaSil:) Selencim senin blogunda kendi doğum hikayen yok. Yazsan da biz de ağlasak :)
YanıtlaSilSelencim sana katiliyorum. Hala gozlerim doluyor dogum hikayelerinde. Galiba o gunlere donuyoruz biraz. Oyacim Ece cok akilli bir kiz. Baksana son dakka anlamıs basiniza gelecekleri, ben kendim gelirim deyip doguvermis. Mutlu, saglikli, anali ve babali uzun bir omur diliyorum Eceye. Sevgiler,
YanıtlaSil